Komedyen Doğu Demirkol’un, Evliya Aykan gibi isimlerle birlikte yer aldığı ve BlueTV’de yayınlanan Doğu dizisinde İslam’a ve sahabelere yönelik saygısızlık içeren sahneler yer alıyor.
Dizide, sahabe isimleri hafife alınarak alay konusu ediliyor, İslamî kavramlar eğlence unsuru haline getiriliyor ve dini değerlere yönelik aşağılayıcı ifadeler kullanılıyor.
Dizideki Saygısız Sözler ve İfade Bozuklukları
Dizinin bazı sahnelerinde İslam’a ve sahabelere yönelik yapılan çirkin ifadeler:
- "Ebu Huzeyfe ya Ebu Eyyub el-Ensari naber napıyon ha. Ehlibeyt Junior. Dikkatli ol toparlan ha Kuran-ı Kerim'in bir kısmı burada."
- "Bu isimle cehenneme gidemez yani gitse de almazlar."
- "Kanka öyle şirk koşarak olacak iş değil. Şirk koşarken ne bileyim işte fuhuş falan yapması lazım."
- "Bir putla sevişmesi lazım."
Bu ifadeler, İslam’ın değerlerine karşı yapılan açık bir saldırı. Dizide sahabe isimleri üzerinden basit espriler yapılıyor, Allah, peygamber ve sahabe espri adı altında karikatürize ediliyor, dini kavramlar basitleştiriliyor ve hakaret içerikli ifadeler kullanılıyor.
Yobazlık hicvedilirken hakikat da gözardı ediliyor
Her ne kadar Müslüman bir anne ile ateist bir babanın oynadığı dizi, aile hayatındaki çatışmaları anlatıyor hatta son dönemde İslami değerlerdeki yozlaşmayı sinemaya aktarmaya çalışıyor olsa da bunun cıvıklaştırılması ve küfürler eşliğinde yapılarak sunulması da meseleyi bağlamından uzaklaştırıyor. Adeta din espri malzemesi yapılarak dini aşağılamanın yolu açılıyor. Dine olan ciddiyet kayboluyor.
Şekil, özün önüne geçiyorsa, yani inanç anlamını kaybederek mekanikleşmiş, şekilcilik ön plana çıkmışsa veya dini kurallara aşırı katı ve mekanik bir şekilde uyan bir ferdin vaziyeti birçok usulde tenkidi gerektirebilir. Hatta her yönüyle ham yobaz kaba softa, tutarsız ya da sahtekâr din adamlarının absürtlüğü de adeta bir ciddiyet içinde komedidir ve ironik biçimde ele alınmasını gerektirebilir.
Henry Bergson’dan biliyoruz ki onun teorisine göre gülme, içtimaî bir düzeltme mekanizmasıdır. Yani bir şeyin komik olması, onun düzeltilmesi gerektiğine dair içtimaî bir uyarı işlevi görür. Eğer dini bir unsur veya uygulama ona inanan bir kısım kimseler nezdinde anlamını yitirmiş ve onlar eliyle komik hale gelmişse, bu vaziyet toplumun idealine uymadığı veya gereğinden fazla katılaştığı anlamına gelir. Böylece dinin yanlış anlaşılması, çarpıtılması veya fertlerin dindarlık kisvesi altında sergilediği çelişkiler ironik biçimde sorgulanabilir veya hicvedilebilir.
Amacı güldürürken düşündürmek mi saygısızlığı meşrulaştırmak mı?
Fakat amacı güldürmek ve düşündürmek olmalıyken bunu lakayt ve ciddiyetsiz biçimde ele alan Doğu Demirkol, dizisinde hicvederken doğrudan kutsal değerlere yönelik aşağılayıcı bir üslup taşıyor, dini inançları küçümsüyor.
Hurafelere sarılarak kafalarında farklı biçimde bir din algısı oluşturan toplumun bir kısmının ironik bir biçimde eleştirileceği anlayışıyla yapılan dizi, bağlamından koparak dindeki büyük şahsiyetleri ayağa düşürüyor, küfürler eşliğinde büyük zatları incitiyor.
Yetkililer nerede?
Bu tarz içeriklerin medyada yer alması, toplumun değerlerine doğrudan saldırı anlamına geliyor. RTÜK gibi kurumların bu tür yayınlara yönelik ciddi bir denetim mekanizması oluşturması ve dini değerlere hakaret eden içeriklere izin vermemesi gerekiyor. Aynı zamanda, toplumun bu tür içeriklere tepki göstermesi ve gerekli mercilere şikayetlerde bulunması, manevi değerlerin korunması açısından büyük önem taşıyor.
Baran Dergisi